Bir Sayfa Seçin

EMEL

EFE GÖKSEL

ChiGong Master
Urban ChiGong Kurucusu

İki kıtanın, iki dilin, iki disiplinin arasında büyüyen bir ruh.
Paris’in ritmiyle İstanbul’un nefesini, Fransa’daki hukuk eğitimiyle başlayan uluslararası iş dünyasının keskin hatlarıyla kadim bilgeliğin yumuşak kıvrımlarını aynı bedende taşıyan bir gezgin.

Emel’in yolculuğu, bambaşka görünen alanların aslında aynı yerde – insanda, nefeste, dengede – kesiştiğini fark ederek başladı.

Profesyonel hayatının mecburiyetiyle şehir onu hep çağırdı; ama şehirde kalmanın bedeni ve ruhu nasıl tükettiğini, kalabalığın, temponun ve sorumlulukların ortasında bedenin ve zihnin nasıl ağırlaştığını çok iyi biliyordu.
Bu yüzden Emel, modern hayatın tam kalbinde insanoğlunun kadim hafızasındaki o dingin ritmi yakalayarak huzurlu bir sığınak yaratmayı seçti.

Uzun yıllara yayılan arayış, eğitim, disiplin ve içsel dönüşüm bugün Urban ChiGong adını verdiği kendi stilini doğurdu.

Onun ChiGong’u bir kaçış değil, şehrin ortasında nefesi ve akışı hatırlama sanatıdır.

Ama bu stil, sadece öğrendiği bir şey değil…
Her ustanın parmak izi gibi, onun yaşamından süzülen özgün bir yansımadır.

Emel’in ChiGong’u bir “tekrar” değil, bir yeniden doğuş.
Çünkü aldığı her eğitim, onun içsel ritmine yeni bir renk, yeni bir derinlik kattı.

Fransa’da aldığı WuShu ve Tai Chi Chuan’ın Qi Gong 1. Dan Ustalığı ile başlayan yolculuk, Denis Tran’dan aldığı akışın uyumu ve nefesin ritmi, Guillaume Hassler’in derin odaklanma disiplinli, Philippe Alberty’nin bedeni enerjiyle konuşur hale getiren öğretisiyle
Emel’in bedeninde kendi dilini buldu;
enerjiyi bedende dolaştıran, nefesi merkezleyen,
ayna gibi sade ama derin bir akış ile stilini şekillendirdi…

O kadim çizgilerin her birini modern bir şehir kadınının ritmine uyarladı.
Hareketleri daha yumuşak, yaklaşımı daha sezgisel oldu;tüm bunlar doğal olarak Yin bir ritimde, yani yumuşaklığın içindeki gücü taşıyan bir akışla, daha dişil bir enerjiyle yoğruldu.

Carine Kittler’den aldığı Reiki eğitiminin o sessiz şifası, Christine Brun’dan aldığı Prana Terapisi eğitimi’nin hafif ama derin enerjisi, Mübeccel Can Nuyan’dan aldığı Enerji Bedenleri eğitiminin görünenin ardındaki görünmeyen katmanları onaran o hassas dengesi, Ann Julie’dan aldığı Aroma Terapi bilgeliği duyguyu bedenle eşleştiren ince dokunuşları, Abay Alperen Kaplan’dan aldığı 5 Element eğitiminin doğanın döngülerini bedensel ritme uyumlayan sakinleyici iç bilgeliği Emel’in stilinde birbirine karıştı.

Mustafa Erol’dan aldığı Kaligrafinin o tek fırça darbesiyle evreni anlatan sadeliği, onun hareketlerine bir şiir gibi işledi.
Gülay Tsil’den aldığı Doğal Görme eğitimi… Gözün değil, zihnin ve bedenin görmeyi öğrendiği o incelik.

Ve Recep Çiftçi ile Ünal Güner’den aldığı Tasavvuf öğretilerinin yol göstericiliği, derviş nefesinin içe doğru açılan kapıları, insanı hafifleten teslimiyeti; Emel’in “yavaşlamanın gücü” anlayışını derinleştirdi.

Bütün bu eğitimler ve ustalıklar, onda biriktikçe birbirine karıştı; bir reçete değil, bir dokuma gibi.

Ve sonunda ortaya, gelenekten esinlenen ama gelenekten bağımsız, modern bireyin ihtiyacına göre şekillenen Urban ChiGong stili çıktı.

Emel’in öğretisinde ChiGong, sadece bir hareket dizisi değildir; bir hafifleyiştir.

Stresi tepede bırakarak doğaya kaçmak değil, stresi aldığı yerde – şehrin orta yerinde – nefesle eritmektir.

Metrodan inip adımlarını yavaşlatmak, bir plazanın gölgesinde omuzlarını çözdürmek, bir ofis koridorunda iç dantian’a dönmektir.

Emel’in ChiGong’u, kaçış değil; uyumlanma sanatıdır. Onun stili, geleneksel ChiGong’un sınırlarının çok ötesinde; daha akışkan, daha sezgisel, daha içsel… modern insanın ritmine göre şekillenen, kadim bilgeliği günümüzün temposuyla uyumlayan özgün bir metottur.

Emel’in ChiGong seanslarında zaman yavaşlar, nefes yerini bulur, beden hatırlamaya başlar… ve şehir artık yorucu bir gürültü değil, kişinin kendi ritmini kurabileceği bir alan olur.

Urban ChiGong tam olarak budur: modern insan ile kadim bilgelik arasındaki köprüyü kuran özgün bir yol.

Ve bu, dişil bir ritimdir: yumuşaklıktaki güç, duruluğun içindeki derinlik, kabullenmenin içindeki değişim daveti.

Emel’in seanslarında şehir daha yavaş akar, zaman genişler, nefes “bana geri döndün” der gibi göğse yerleşir.

Kişi, bedenini ilk kez duyuyormuş gibi olur. Ve orada, tam o noktada, Urban ChiGong doğar.

Emel yalnızca bir ChiGong Master’ı değildir; yaşamın karmaşıklığıyla bilgeliğin sadeliğini birleştiren modern bir rehberdir.

Uluslararası hukuktan gelen analitik zekâ, dünya vatandaşlığının getirdiği geniş perspektif, kadim disiplinlerin verdiği derin sezgi onda uyumlu bir şekilde birleşir.

Bu yüzden Emel’in varlığı güven verir, eğitimi merkezlendirir, akışı sadeleştirir.

Emel’in söyledikleri değil, kurduğu alan konuşur. Urban ChiGong işte bu alanın adıdır.

Contact

+90 532 256 5656
+33 414 125 4458

E-mail

hello@urbanchigong.com

Follow On